Faili Meçhul Kalmış 6 Ünlü Cinayet - Kayıp Korkular - Deep Web, Cinler ve Büyüler, Paranormal Olaylar
Son Yayınlar

Günün Sözü

08 Mayıs, 2016

Kayıp Korkular

Faili Meçhul Kalmış 6 Ünlü Cinayet




Bugüne kadar ülkemizde Faili Meçhul  kalmış bir çok cinayet vardır ve hala olmaya da devam ediyor. Ülkemizdeki Faili Meçhul Kalmış 6 Ünlü Cinayet  adlı makelemizde ise bunları size aktarmaya çalışacağız. Kimi yazar, kimi emniyet müdürü, kimi memur, kimi ünlü. Şimdi listemize geçelim.



Sabahattin Ali



Sabahattin Ali şu günlerde eski bir eseriyle adeta dirilen bir yazar. Kürk Mantolu Madonna adlı eseri son zamanlarda sıkça okunuyor. Ama belki de çoğu insan neden öldüğünü bilmiyor.


Bir dava nedeniyle 1948 yılında Paşakapısı cezaevinde üç ay hüküm giymiştir. Çıktıktan hemen sonra zor günler geçirmiştir, işsiz kalmış, yazacak bir gazete ve yayın evi bulamamıştır. Bu yüzden yurt dışına gitmek istemiş ama pasaport alamamıştır. Yasal yollardan yurt dışına çıkamayınca bu sefer gayri resmi bir şekilde Bulgaristan'a kaçmaya karar vermiş, fakat para karşılığı onu sınırdan geçirecek olan Ali Ertekin adlı kişi tarafından Bulgaristan sınırında  öldürülmüştür nedeni ise bilinmiyor. (2 Nisan 1948) 

Sabahattin Ali'yi öldürdüğünü itiraf etti Ali Ertekin, CHP üyesi ve Milli Emniyet mensubu olduğu iddia edildi. Dört yıl hüküm giydi ve birkaç hafta sonra çıkan af yasasından yararlanarak dışarı çıktı.




Ahmet Taner Kışlalı




Ahmet Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999 günü saat 09:40'da Cumhuriyet gazetesine yazdığı son köşe yazısını faksladı. Yaklaşık 20 dakika sonra evinden çıktı. Daha sonra 06 GK 377 plakalı arabasına doğru yürümeye başladı. Arabasının silecek ve kaput arasındaki boşluğa koyulmuş bir poşete sarılı paketi aldı ve sol eliyle kapıyı açtı. O anda büyük bir patlama meydana geldi. Sol kolu kopan Kışlalı site bekçisi Arif Emirhan Kılıç tarafından hemen Bayındır Hastanesi'ne götürüldü. Saat 10:02'de kalp koroner atışı durmuş, nabzı hızlanmış ve bilinci kapanmış bir şekilde Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirildi. Operatör Dr. Hasan Karakış tarafından yapılan muayene sonrası öldüğü açıklandı. Ölüm raporu yine aynı doktor tarafından hazırlandı. Dr. Ersin Kaya yaptığı basın açıklamasıyla ölümü bildirildi. Mezarı Ankara'da Karşıyaka Mezarlığı'ndadır.


Behçet Cantürk




Behçet Cantürk Kürt asıllı uyuşturucu kaçakçısı bir iş adamıydı.14 Ocak 1994'te şoförüyle birlikte kaçırıldı ve infaz edildiler. Cesetleri ertesi gün Sapanca yakınlarında kırsal bir alanda bulundu.Faaliyetleri ve ölümü Susurluk Raporunda yer aldı. Kutlu Savaş ise ifadesinde; "Kim olduğu ne yaptığı çok aşikar olmasına rağmen Devlet, Behçet Cantürk'le başedememiştir ve ölümü konusunda mafyayı kullanmıştır. Yasal yollar yetmemiştir. Cantürk'ün devlete biat etmesi beklenirken adı geçenin yeni bir tesis kurmak üzere harekete geçmesi üzerine, Türk Emniyet Teşkilatı tarafından öldürülmesi kararlaştırılmış ve karar infazında mafya kullanılmıştır." demiştir.


Ahmet Cem Ersever



Orgeneral Eşref Bitlis'in şüpheli ölümünden sonra Mart 1993'te bu olayı protesto etmek için askerlikten istifa etti. Mayıs 1993 ayında Milliyet gazetesine faksladığı özgeçmişinde "1984 yılından bugüne kadar yapılan yanlışlar, ihanetler ve ugulamalar konusunda Türk kamuoyunun aydınlatılması gerektiğine inanıyor ve görüşmeler sonunda belirlenecek bir tarihte Türk basınıyla kamuoyu önünde Celal Talabani'nin ihanetleri PKK ilişkileri, Güneydoğu'daki gerçek durum, köy korucuları, itirafçılar, faili meçhul cinayetler hakkında ve bazı siyasilerin örgütsel konumları hakkında açıklamalarda bulunacağımı beyan ediyorum."  ve "Güneydoğu Anadolu'daki olayların gerçekleri Türk milletinden gizleniyor"  dedikten birkaç ay sonra 4 Kasım 1993'te elleri önden bağlanmış kafasına iki el ateş edilmiş cesedi, Ankara Elmadağ ilçesi çıkışında bulundu.


Gaffar Okkan



Diyarbakır İl Emniyet Müdürü olan ve görevinde iken 24 Ocak 2001 günü saat 17:40 sıralarında makâmından Valilik Binası'na makam aracıyla giderken , Sezâi Karakoç Bulvarı üzerinde Et Balık Kurumu ile Eflatun Park arasında, kimliği belirsiz kişilerce pusuya düşürülerek açılan çarpraz ateş sonucu olay yerinde şehit edildi. Bu cinâyet hâlâ çözülememiş olmakla birlikte, Hizbullah tarafından işlenildiği iddia edilmektedir. Hakkında pek çok gazete yazısı ve kitap yazıldı.


Savaş Buldan



Savaş Buldan, 2 Haziran 1994 yılında İstanbul Yeşilyurt Çınar Oteli'nden, polis kimlikli, polis yelekli ve telsizli sekiz kişi tarafından Adnan Yıldırım ve Hacı Karay adlı şahıslarla birlikte kaçırıldı ve sonrasında infaz edildi. Buldan ve diğer şahısların cesetleri, 4 Haziran 1994'te Bolu, Yığılca ilçesi Melen çayı kenarında bulundu. İşkence yapıldığı, vücudunda yanık izleri görüldüğü, derisinin soyulduğu, göğsüne ve başına kurşun sıkıldığı otopsi raporu ile belgelendi.Tansu Çiller 4 Kasım 1993'te yaptığı bir konuşmada, "Elimizde PKK’ya yardım eden Kürt işadamlarının listesi var. Listede 60 kadar isim bulunuyor. Devlet PKK’yla olduğu gibi, PKK’ya mali destek sağlayanlarla da her biçimde mücadele edecektir." demişti


etiket: sabahattin alinin ölümü ahmet cem ersever ölümü savaş buldan ölümü ahmet taner kışlalı ölümü gaffar okan suikastı faili mechul cinayetler 

Email Aboneliği için mail adresinizi girin.: