Son Yayınlar

Günün Sözü

23 Aralık, 2016

Kayıp Korkular

Stigmatalar Hakkında

Stigmatalar Hakkında



İsa, herkes tarafından Tanrı'nın oğlu şeklinde adlandırılır. Tanrının oğlu Hıristiyanlar tarafınca Hristiyanların kurucusu olarak kabul edilmiştir. Kuran' da yer alan bilgilere göre İsa, Allah tarafından annesi Meryem' in rahminde yaratılmıştır. İsa'nın, çarmıha gerilerek çan çekişerek öldürüldüğü bilinmektedir. Tanrının oğlu. Çarmıha gerildiği sırada vücudunda yara izleri ve lekeler oluştuğu gözlemlenmiştir. Bu yaraların, leklerin ve Tanrı' nın oğlunun yaşadığı acılara karşı direnci stigmata olarak adlandırılmıştır.

Stigmata Kelime Anlamı Nedir?



Stigmata Pavlik Kiliselerini yapan kişi Hristiyan bir misyoner olan Pavlus' un yazdığı bir mektupta ortaya çıkmıştır. Pavlus Galatalar' a yazdığı mektupta stigmaya kelimesini kullanmıştır. Pavlus mektubunda 'Bedenim' de İsa'nın yaralarını taşıyorum' diye belirtti. Stigma Yunan kökenli bir kelimedir. Stigmata, stigma kelimesinin birden fazla olduğunu belirtmek için - ta eki almıştır.

Stigma esir olan kişilerin ve hayvanların vücutlarının herhangi bir yerine bırakılan işarete verilen bir isimdir. Yapılan stigmata işareti ile hayvanların ve esirlerin tanınması sağlanır. Vücutlarının herhangi bir yerinde stigma taşıyan varlıklar stigmatik olarak adlandırılmaktadır. Roma Katolik kilisesi ile stigma birbirine yakın olmaktadır. Buna bağlı olarak stigmatik olan kişilerin kadın ve genellikle Romalı oldukları yazılmıştır. Stigmata' nın çok inanç sahibi olan Hristiyanlar' da meydana geldiği söylenenler arasındadır.

Stigmata

 hakkında bir film yapılmıştır.  Film 1999 yılında Amerika Birleşik Devletlerinde yapılmış ve 2000 yılında gösterime girmiştir. Filmin korku ve gerilim içerikli tasarlanmıştır. Filmin yönetmenliğini Rubert Wainwright üstlenmiştir. Filmin konusu; İsa heykelinin gözlerinden kan akması üzerine kurgulanmıştır. İsa’nın gözlerinden kan akması üzerine Vatikan’dan bir rahip olay yeri olan Brezilya’nın bir köyüne yönlendirilir. Rahip tüm bu iddiaları araştırdığı esnada başka yerler de bulunan İsa heykelleri hakkında da aynı şeyleri duymaktadır. Frankie Paige adında olan bir kadının da İsa’nın üzerinde çıkan yaralardan çıktığı gözlemlenir. Araştırmalar sonucunda kadının yaralarına stigmata adı verilir. Kadın stigmata hastası olmuştur. Film sırasında İsa’nın yaşadığı zamandan şimdiki zamana birçok mesaj gelir. Araştırmaları gerçekleştiren rahip ise tüm bu olaylar karşısında 1900 yıl boyunca inandığı şeyleri sorgulamaya başlar.

20 Aralık, 2016

Kayıp Korkular

Şeytanlar Ve Melekler

Şeytanlar Ve Melekler



Dini iki kavram olarak karşımıza çıkan şeytanlar ve melekler insan hayatının pek çok aşamasında yer etmiş varlıklardır. Kalıp haline gelmiş kişilerin günlük hayatlarında kullandıkları sözcük öbeklerine dahi dönüşmüştür. Kimileri için korku unsuru kimileri için ilahi bir güç olarak değer kazanırken kimi insanlar için ise yok sayılan unsurlardır.

Ne Anlama Geliyorlar?
Kelime anlamı olarak baktığımızda şeytan için belli bir kalıp tanım yapılabilir. Bu noktada şeytan din kitaplarında bulunan anlamıyla karşımıza çıkar. Meleklerden isyan etmiş olanların, kötü ruhları besleyenlerin başı olarak bilinir. İnsanı kötü davranışlarda bulunmaya sevk eder. Tanrı'dan uzaklaşılması için uğraşır. Kişilerin içine kötü, uğursuz düşünce, pis niyet olarak yansır.

Melek kelimesi

baktığımızda ise karşımıza daha olumlu, pozitif yaklaşımlar çıkar. Dini inanışa göre melekler ışıktan var edilmiştir. Tanrı ile insanlar arasında bir bağ kurulmasına yardımcı olur yani bir nevi aracılık görevini üstlenir.



Bahsedilen bu iki varlığı da insanlar gözle göremez yani soyuttur. İnsan aklının alamayacağı bir yapıda oldukları söylenmektedir. Bunun yanında yüklenilen anlam çerçevesinde kötü olan her şeyi şeytana, iyi olan şeyleri ise meleğe benzetme durumu söz konudur. Yardımsever, başkalarının iyiliğini düşünen, iyi huylu kimseler için melek gibi benzetmesi yapılırken; huzursuzluk çıkaran, insanların fena hallere düşmesini isteyen ya da bunun için uğraşan kişilere de şeytan gözüyle bakılır.

Bütün dini kitaplar bu iki varlıktan söz eder. İnsanlar bahsedilen kavramlara bu yolla ulaşmış, şeytan ve melek olarak bu şekilde isimlendirmiştir. Her iki kavram da birbirinden bağımsız değildir. Kötü unsurlar olmadan iyi, iyi unsurlar olmadan da kötü şeylerin var olamayacağı görüşü, şeytan ve melek kavramları ile birbirine bağlıdır. Önemli sayıda filme ve kitaba konu olan melek ve şeytan kavramları hakkında pek çok görüş ortaya atılmıştır. Bunun yanında pek çok farklı şekilde sanat ve edebiyat alanlarında kendilerine yer bulmayı da başarmışlardır. Ancak tüm bu sayısız bilgi akışı yeterli bir açıklama yapmayı başarmıştır. Olumlu ya da olumsuz görüşler herhangi somut bir kanıt sağlayamadıkları için melek ve şeytan kavramları bugün hala gizemlerini korumaktadır.

17 Aralık, 2016

Kayıp Korkular

Amen-Ra'nin Laneti

Amen-Ra'nin Laneti


Amen-Ra efsanesi

1880 lerde başlar. Zengin ve meraklı 4 İngiliz genci Güney Mısır da El-Uksur olarak bilinen şehrin yakınlarında kazı yapmaktadırlar. Bu kazı esnasında bir kadın mumyası ve tabut tahtasını bulurlar. Maceraperest ve kâşif olan Douglas Murray'da bu 4 gençten biridir. Bulunan mumyanın eski mısır Amen-Ra tapınaklarının rahibelerinden biri olduğunu düşünürler. Mumyayı buldukların andan itibaren 4 ingiliz gencinin her birinin başlarına tuhaf felaketler gelmeye başlar. Önce birisi çölde kaybolur, bir daha haber alınamaz. Bir diğerine hizmetçisi birdenbire saldırır ve yaralar. Hizmetçi bunu neden yaptığını açıklayamaz. Bunlardan sonra İngiliz gençler mumyayı da alıp İngiltere'ye dönerler. Ama tuhaf felaketler devam eder. İçlerinden birinin tüm malvarlığının bulunduğu banka iflas eder. Gençlerden biri olan Douglas Murray tüm olanları Mısır'dan getirdikleri mumyaya bağlar. Mumyayı Londra'da Mrs. Warwic Hunt'a satar. Ama Douglas Murray da felaket zincirinden kurtulamaz. Ard arda ağır sağlık sorunları yaşar ve tüm servetini sağlığına kavuşmak için harcar. Mumyayı satın alan Mrs. Warwic Hunt da tanımlayan sağlık sorunları yaşamaya, tuhaf sesler duymaya başlar. Evlerinde yangın çıkar, kızkardeşi kazada yaralanır. Son derece tedirgin olan ve mumya da kötü güçler olduğuna inanan Mrs. Warwic Hunt mumyayı British Museum'a bağışlar. Mumya müzeye taşınırken, taşıyan işçilerin üzerine düşer ve işçiler basit yaralar alır. Buna rağmen birkaç gün içinde birisi hiç beklenmeden ölür.

British Museum

da Mısır bölümüne yerleştirilen mumya Şanssız Prenses adı ile anılmaya başlar. Gece bekçileri mumyadan çekiç ve ağlama sesleri geldiğini ifade ederek istifa ederler. Bu sesleri duyan bekçilerden biri de birdenbire ölümce mumya British Museum'da depoya alınır. Bu esnada bir müze görevlisi gizlice mumyanın fotoğrafını çeker. Fotoğrafı tap ettirdiğinde karşısında korkunç bir yüz görür, panikle eve koşar ve yatak odasına girerek tek kurşunla intihar eder. British Museum da halen Şanssız Prenses ‘in sadece tabut parçası ve tahta lahitti sergilenmeye devam etmektedir. . British Museum temizliğini bile yaptıramadığı mumyayı açık arttırmada bir koleksiyoncuya satar. Koleksiyoncu ünlü medyum Madam Helena Blavatsky'yi mumyayı görmesi için davet eder. Medyum mumyada çok güçlü kötü frekanslar olduğunu, bu şeytani güçleri mumyadan uzaklaştırmasının mümkün olmadığını söyler. Koleksiyoncuya bu mumyadan derhal kurtulmasını tavsiye eder. Giderek ünü artan Şanssız Prenses Amen-Ra Amerikalı ünlü arkeolog William T.Stead tarafından satın alınır. Mumya ile özel olarak ilgilenmek isteyen arkeolog, satın aldığı mumyayı ülkesi Amerika'ya götürmek için çok uğraşır. Ama gemiler mumyayı almak istemezler. Ünlü arkeolog bunun üzerine bir otomobil içine gizlediği mumyayı Amerika'ya getirmek için ilk New york seferine hazırlanan büyük transatlantik Titanic'e yükler. Ve gemi okyanusa açılır. Bu yolculuğun ne şekilde sonuçlandığını da hepimiz biliyoruz.

13 Aralık, 2016

Nikolay Nedelchev

Dünyanın En Gizemli Aileleri

Dünyanın En Gizemli Aileleri

Dünyada yaşayan birçok topluluk yaptıkları işlerle ön planda yer almıştır. Ayrıca gizemli sırları ile birçok kişi tarafından merak edilmekte ve araştırılmaktadır. Bu ailelerin ortak noktaları parasal güç olmakla beraber aile sınırlarını dünyanın diğer ülkelerine yaymak olduğu da bilinmektedir. Bu aileler yaşadıkları dönemler içerisinde yaptıkları işler ile gündem oluşturmuş ve geçmişten geleceğe bu işlerini de sürdürmüşlerdir. Bu gizemli aileler günümüzde hala popülerteliğini sürdürmektedir. Bu aileler kendi yaşadıkları dönemde dünyaya yön veren isimler de olmuştur. Bu ailelerin başında Rothschild ailesi gelmektedir. Parasal olarak güçlü olan bu aile dünyaya yön vermekle ve savaşları başlatmakla suçlanıyorlardı. Maddi açıdan güçlü oldukları için istedikleri ülkeleri destekleyerek savaşı kazanmalarına yardımcı oluyorlardı.

Rothschild Ailesi

Bu aileni kökeni 18. yüzyıla dayanmaktadır. Alman kökenli Yahudi olan aile Avrupa’daki ülkelere banka kurmakla tanınmaktadırlar. Maddi açıdan güçlü olan bu aile ülkeleri yönetmekle de suçlanmaktaydı. Hala bu ailenin devamı gelmekte ve aileden yaşayanlar bulunmaktadır. Dünyanın en zengin ailelerinin başında gelen bu aileler ile ilgili birçok teoride ortaya atılmıştır.

Rupert Ailesi

Güney Afrika şarap pazarının kontrolünü elinde bulunduran bu aile maddi gücü ile dikkat çekmektedir. Ayrıca özel hastane zinciri de bulunan ailenin sigara üretimi işe iş dünyasına başladığı bilinmektedir. Yatırım gruplarının kontrolünü de elinde bulunduran aile milyon dolarlık serveti ile ön planda yer almaktadır.

Dünyayı Yöneten Şeytani Aileler

Dünya üzerinde hakimiyet kurarak gövde gösterisi yapan bu aileler geçmişten geleceğe hep karanlık işlerle uğraşmışlar ve insanlık üzerinde hakimiyet kurmaya çalışmışlardır. Astor ailesi de bunlardan bir tanesidir. Uyuşturucu ticareti ile ilgilenen bu aile gizemli sırları ile de dikkat çekmektedir. Collins ailesi ise şeytani güçlerle ilgilenen bir aile olarak karşınıza çıkmaktadır. Sanatist akımları dünyaya yayan bu aile beyin kontrolü yapmayı amaçlamıştır.

Dupont ailesi
ise Hitlere cephane yardımı yapan büyük bir ailedir. Ayrıca uyuşturucu ticareti üzerinden de yüksek karlar elde etmiştir. Bu aileler geçmişte büyük işler yapmış ve karanlık güçler adına çalışmıştır. Hepsinin ortak noktası ise dünyayı ele geçirmek ve hakimiyet kurma üzerinedir.

10 Aralık, 2016

Kayıp Korkular

İphone'la ve Android Nabız Ölçme (Resimli Anlatım)

Merhaba arkadaşlar size iphone ile yeni bir uygulamayı tanıtıcaz.

Uygulamamızın ismi :Instant Heart Rate

Peki bu uygulamamızı nasıl çalıştıracak diyorsanız çok basit uygulamamızı yükledikten sonra uygulamamızı açtığımız zaman direk kameranın flaşı açılıyor ve parmağımızı kameraya tutmamız gerekiyor.
Ve 1-3 Saniye sonra kalp ritmlerini ölçümüne başlıyor uygulama.

Ölçüm bittikten sonra böyle bir ekran karşımıza çıkıyor ve analizi gösteriyor ayrıca tarih saat olarak ve istatistik olarak kayıt altına alıyor. 

04 Aralık, 2016

Kayıp Korkular

Havas Dua Hazinesi-Mustafa Ertuğrul

Basılı eserler arasında, Türkiye'de en çok rağbet gören kitap ise, Seyyid Süleyman el-Hüseyni efendinin "Kenz-ul Havâs" adıyla en son 1916 (1332)'da Eski Türkçe yayınlanan dört ciltlik eseridir. Defalarca yasaklanmasına rağmen, yeni harflerle ve sadeleştirilmiş bir dille kısaltılılıp tekrar basılarak el altından satılan Kenz-ul Havâs, aynı zamanda bu alanda kitap yazan birçok meraklının da ilham kaynağı olmuştur. Bunların içinde, Mustafa İloğlu'nun 1970'de yayınlamaya başladığı ve sonunda yedi ciltlik bir hacime ulaşan “Gizli İlimler Hazinesi”, ve Mustafa Ertuğrul'un “Dua Hazinesi” külliyatı kayda değer. Ancak, bunların ve benzeri kitapların birer “hazine” (kenz) olmaktan çok, baştan sona saçma sapan hurafelerle bezenmiş, ama aralara Kuran'dan ayetler serpiştirilerek mistik bir hava verilmeye çalışılmış tipik cehalet örnekleri olduğunu da belirtmek gerekiyor.


RAR PASS : kayipkorkularblog 



Blogumuzda Bulunan Diğer Kitaplar :